Türk Bilim İnsanı Murat Tuğsuz’dan Ebeveynlere Kritik Uyarı: Her Müzik Masum Değil

Türk Bilim İnsanı Murat Tuğsuz’dan Ebeveynlere Kritik Uyarı: Her Müzik Masum Değil
Yayınlama: 10.06.2026
A+
A-

Müzik çoğu zaman yalnızca kulağımızla duyduğumuz seslerden ibaretmiş gibi düşünülüyor. Oysa uzmanlar, müziğin insan psikolojisi üzerinde çok daha derin etkiler oluşturabildiğini belirtiyor. Neşeli bir müzik dinlediğimizde kendimizi daha enerjik hissetmemiz, hüzünlü melodiler karşısında duygulanmamız veya sakin müziklerle rahatlamamız, müziğin yalnızca bir eğlence aracı olmadığını gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, özellikle çocukların ve bebeklerin maruz kaldığı müziklerin dikkatle seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, erken yaşta maruz kalınan seslerin ve müziklerin çocukların bilişsel gelişim süreçleri üzerinde etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Ebeveynlerin bu nedenle yalnızca müziğin varlığına değil, müziğin içeriğine, armonik yapısına ve kullanılan ses kaynaklarına da dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bu alanda dikkat çeken isimlerden biri olan bilim insanı Murat Tuğsuz, yaklaşık 20 yıldır bebeklerin uyku düzenleri ve bilişsel gelişimleri üzerine müzik temelli çalışmalar yürütüyor. Aynı zamanda profesyonel bir müzik insanı olan Tuğsuz, bugüne kadar yaklaşık 120 albüme imza attı. 26 farklı enstrüman çalabilen sanatçı, gazeteci Coşkun Aral’ın Haberci belgeselleri ile İZ TV’nin çok sayıda yapımının müziklerini besteledi. Türk televizyonlarında ise üç binden fazla eseri yayınlandı.

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği mezunu olan Murat Tuğsuz, müziğin insan beyni üzerindeki etkilerini uzun yıllardır inceleyen çalışmalar yürütüyor. Özellikle bebeklerin rahat uykuya dalmalarını ve zihinsel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan projelerinde, pedagoglar ve çeşitli sağlık uzmanlarının görüşlerinden yararlandığını belirtiyor.

Tuğsuz’un çalışmalarının merkezinde polifonik müzik yer alıyor. Birden fazla bağımsız melodik hattın aynı anda duyulduğu çok sesli müzikal yapılar, beynin farklı bölgelerini eş zamanlı olarak uyarmaya yardımcı olabiliyor. Bu tür müziklerde bebeklerin hem ritmi hem de melodik hareketleri takip etmeye çalıştıkları, bunun da dikkat ve algısal süreçleri harekete geçirdiği ifade ediliyor.

Bilim dünyasında uzun yıllardır tartışılan ve kamuoyunda “Mozart Etkisi” olarak bilinen çalışmalar da klasik müziğin bilişsel performans üzerindeki olası etkilerini gündeme getirmişti. Tuğsuz’un geliştirdiği klasik formdaki polifonik ninniler de benzer prensiplerden ilham alıyor. Çok sesli müziğin özellikle prefrontal korteks, temporal loblar ve parietal lob gibi beynin önemli bölgelerini etkinleştirebildiği düşünülüyor.

Prefrontal korteks; karar verme, planlama ve problem çözme gibi üst düzey bilişsel işlevlerde görev alırken, temporal loblar seslerin işlenmesi, hafıza ve dil gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Parietal lob ise mekânsal farkındalık ve matematiksel düşünme süreçleriyle ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, müzik eğitiminin ve karmaşık müzikal yapıların bu bölgeler arasındaki iletişimi destekleyebileceğini belirtiyor.

Murat Tuğsuz’un çalışmalarındaki bir diğer önemli unsur ise doğal seslerin kullanılması. Araştırmalarında kuş sesleri, su sesleri ve anne karnında duyulan ritmik seslere benzer doğal frekans yapılarını inceleyen Tuğsuz, bu seslerin bebeklerde güven hissi oluşturabildiğini ifade ediyor. Ona göre bebek beyninin doğadaki seslere verdiği tepki ile yapay gürültülere verdiği tepki arasında önemli farklılıklar bulunuyor.

Özellikle fön makinesi veya elektrik süpürgesi gibi yüksek yoğunluklu sürekli seslerin son yıllarda bazı aileler tarafından “beyaz gürültü” amacıyla kullanılması tartışma yaratıyor. Tuğsuz, kendi gözlem ve analizlerinde bu tür seslerin doğal çevrede karşılığı bulunmayan yapay gürültüler olduğunu ve bebekler üzerinde stres oluşturabileceğini savunuyor. Buna karşılık kuş sesleri, hafif rüzgâr ve doğal ortam seslerinin daha güven verici bir etki oluşturduğunu belirtiyor.

Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen ses analizleri sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilen özel armonik yapılar, Tuğsuz’un bestelediği ninnilerin temelini oluşturuyor. Bilim insanı Murat Tuğsuz, müziğin yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda insan psikolojisini ve gelişimini etkileyebilen güçlü bir araç olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre ebeveynlerin çocuklarına dinlettikleri içerikleri seçerken gösterdikleri özen, ekran içeriklerinde olduğu kadar müzik seçimlerinde de büyük önem taşıyor.

Müziğin yalnızca duyulan seslerden ibaret olmadığı, duyguları, davranışları ve öğrenme süreçlerini etkileyebilen güçlü bir iletişim dili olduğu görüşü giderek daha fazla kabul görüyor. Bu nedenle uzmanlar, çocukların erken yaşlardan itibaren kaliteli, dengeli ve zengin armonik yapılar içeren müziklerle buluşturulmasının önemine dikkat çekiyor.

İlgili linkler:

https://open.spotify.com/playlist/4ESuAeaXcmrSJi74Y44lZY

https://open.spotify.com/playlist/35BRTcf8ERMbFyeKJ3vORG

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.